Evlilikte tartışma ve kavgayı önlemenin yolları






Evlilikte geçimsizliği önleme yöntemleri

Sürekli münakaşa eden , mutsuz evlilik yaşayan çiftlerin tartışmalarına baktığımızda hep aynı hataların tekrar edildiğini görürüz...

Karı- koca geçimsizliği çağımızın en önemli sosyal sorunlarından birisi oldu.Hatta yeni yapılan bilimsel bir araştırmaya göre, ülkemizde anlaşamayıp boşanan çiftlerin sayısı ,  evlenen çiftlerin sayısını geçmiş durumda!

Evlilikte mutlu olmak,yaşanan kavga ve tartışmaları önlemek için çiftlerin biraz iyi niyet,biraz gayret göstermeleri yeterli oysa... Anlaşamayıp boşanmanın eşiğine gelmiş çiftlere yaptığım ilişki koçluğu seanslarında iki tarafa da sorduğum ilk soru şu; ‘’ Gerçekten bu evliliği kurtarmak istiyor musunuz?’’ Çünkü çoğu çift aslında fiilen ‘’ölmüş’’ bir ilişkiyi yaşatmak için yüzeysel bir çaba harcamaktalar...

Aynı soruyu size de soruyorum;Gerçekten istekli misiniz? Eğer siz veya eşiniz ya da her ikiniz istekli ve kararlı değilse, evlilik sorunlarınız  bitmez,boşanma da önlenemez.

Evliliğinde huzursuzlukları bitirmeye ‘’gerçekten’’ istekli çiftler yazının devamını okurlarsa onlara yararlı olabilecek önerilerimi örneklerle sıralayacağım.Yapmacık ve yüzeysel çaba gösteren diğer gruptaki okuyucularıma ise,sağlıklı bir şekilde boşanmanın yollarını bulmalarını tavsiye ediyorum...


Mutlu bir evlilik için neler yapılmalı,nelerden kaçınmalı?

1- Önyargılı olmayın

Sürekli tartışan çiftlerde en büyük iletişim problemi önyargılı olmak,peşin hüküm vermektir. ‘’Hiçbir şey göründüğü gibi değildir’’ sözünün altını ısrarla çizmek istiyorum...Her tavrın,her davranışın alt nedeni vardır.Bu alt nedeni irdelemeden gördüğünüz şeye göre hüküm vermek,yargılamak,eleştirmek size ve eşinize bir şey kazandırmaz.

Varsayalım her şey göründüğü gibi ve başka alt nedeni filan yok! Bu durumda dahi önyargılı olmanın ilişkinize katacağı olumlu bir şey yok..Bilgisinden çok fikri olan bir toplumuz ne yazık ki...Herkes bilmediği veya yarım-yamalak bildiği her konuda atıp tutuyor,pervasızca yargılarda bulunuyor.Siz bu hataya düşmeyin! Hayatınızda bir şeyleri değiştirmek ve yeni bir sayfa açmak istiyorsanız,yargılama,peşin hüküm verme,etiketleme huyunuzu bir kenara bırakın...

Tartıştığınız konu her ne ise eşinizin sözünü kesmeden ve gerçekten tarafsız (objektif) olarak dinleyin.Bu dinleme aşamasında duygularınızın değil mantığınızın yönetiminde olun.Bırakın konuşsun,derdi neymiş samimi olarak anlamaya çalışın.

2- Cevaplamak için dinlemeyin

Diğer bir mutsuz evlilik yazımda ele aldığım üzere, karşımızdaki insanı anlamak için değil,yanıtlamak için dinliyoruz! Sanki karşılıklı iki siperden birbirine ateş eden düşman askerleri gibi sırayla ateş ediyoruz.. Bu anlamsız savaşın kazananı olabilir mi? İşin daha dramatik yanı;Bu söz düellosunu kazanan bir taraf olsa bile, eline bir şey geçmiyor.Siz hiç bu tür şiddetli tartışma sonrası karşınızdaki insanı yanınıza çekmeyi başarabildiniz mi? Mümkün değil !Çünkü iş iddialaşma boyutuna geldiği noktada egolarımı devreye girer.Tartıştığımız eşimiz beyaza beyaz diyerek haklı olsa bile biz siyah diye diretiriz!

Bu nedenle,yapıcı bir tartışma ortamı yaratılmak isteniyorsa her iki tarafında vereceği cevabı düşünmeden,tüm egolarından ve öfkesinden arınmış bir halde dinlemesi gerekir.


3- Empati yapın

İngilizler ve Amerikalılar  empati için ‘’onun ayakkabılarını giyin ‘’ deyimini kullanırlar...Bir insanın yerine kendimizi koyup,konuya o açıdan bakmayı bu kadar güzel özetleyen başka bir deyim yok diye düşünüyorum.

Baktığınız pencereden siz haklısınız ve eşinizle şiddetli bir tartışmaya girdiniz.Peki ya onun tarafından durum nasıl görünüyor? İşte bir –iki dakikada olsa kendinizi tüm kaygı ve korkulardan arınmış şekilde onun yerine koyun.Bu empati sayesinde çoğu evlilik sorunlarının kolayca çözüldüğünü bizzat görmüş birisi olarak size önerim,empatiyi hayatınızın her alanında yapmanız.

Kayınvalide ile anlaşamamak,arkadaşla tartışmak,iş yerinde yaşanan huzursuzluk,eş ile yaşanan kavgalar,çocukla iletişim problemleri...Empatik yaklaşımla pek çok sorunu çözmeniz ve daha huzurlu yaşamanız mümkün.

4- Öfkenizi değil hislerinizi paylaşın

Tartışma anında deyim yerinde ise ‘’öfkemizi kusarız.’’ Öfke paylaşımı,karşımızdakinin eksik ve hataları üzerinden yapılan tek yönlü bir duygu ve düşünce aktarımıdır.Konunun odağı biz değil,karşımızdaki insandır.Onun yaptıkları,yapmadıkları,eksikleri,kusurları,hataları... ‘’Sen....’’ diye başlayan klasik suçlama cümleleri öfke paylaşımlarının bilinen özelliğidir.

İşte tam bu noktada tartışma formatını değiştirmeniz yararlı olacaktır.Nasıl mı? Hemen açıklayayım;

Tartışma esnasında,eşinizin yaptığı şeylerin sizde yarattığı hisleri ve düşünceleri paylaşın! Onu tartışmanın odağı olmaktan çıkarın.Örneğin; Kaba bir davranışı ile sizi kırdıysa,’’Sen zaten hep böylesin,şöylesin...’ yerine ‘’Bu davranışın bende şu hisleri yarattı,kendimi şöyle hissettim,eminim senin de bu davranış için nedenlerin vardır ama, kendimi şu şu nedenlerden dolayı kötü hissettim.’’

Bu yaklaşım eşinizde daha olumlu etki yapar ,tartışma büyümez ve istediğiniz olumlu değişimi eşinizde daha hızlı görürsünüz...Çünkü insan doğası gereği saldırı karşısında savunmaya geçer ,doğru ve yararlı olsa bile saldıranın fikirlerini kabul etmez.Tartışmalarınızda ne kadar çok ‘’ben’’  ile başlayan cümle kurarsanız,o kadar kolay sorun çözersiniz.

Mutlu ve huzurlu bir evlilik dileklerimle...

Bu makale TAM Koçluk tarafından yazılmıştır. www.tamkocluk.com

Güzelim Güzel Her yönü ile özgün ve yenilikçi kadın sitesi

Scroll To Top